Obejektifi gördüğü vakit, nomal ifadesini muhafaza edebilenlerden değilim. Bu tür insanlara hep gıpta ile bakmışımdır hatta. Oldukları gibi kalmayı becerebilenlere, dışarıdan olandan hiç bir koşulda etkilenmeyenlere...
Ben hep arkamı dönüyorum objektiflere. Sırf kendim gibi görünememe korkusundan. Bana ait olmayan bir yüzle karşılaşma korkusundan. Kendime yabancı geldiğim fotoğraflarım ise onlarca parça halinde çöp kutusunu boyluyorlar zaten.
En güzel görüntülerin insanların objektifin bilincinde olmadıkları zaman çekilmiş olanlar olduğuna inanırım. Herkes kendisidir çünkü o zamanlarda. Normal zamanlarda nasıl gülümsüyorsa, nasıl ağlıyorsa, nasıl duruyorsa, nasıl hüzünleniyorsa, düşünceli hali nasılsa, içindeki huzur yüzüne nasıl yansımışsa, nasıl sigara içiyorsa, elleri kolları boşlukta nasıl salınıyorsa öyledir... Toparlanıp kendine çeki düzen vermek zorunda hissetmeden... Olduğu gibi... Öylesine kendisidir...
Doğada bulunan herşeyin fotoğrafı bunun için daha estetiktir belki de... Siz hiç bir nergis gördünüz mü ki; fotoğrafı çekileceği için yapraklarını düzeltsin ya da hiç bir ördek gördünüz mü, objektife bakıp gülümsesin... Onlar her zamanki hayatlarında ne iseler öyledirler çünkü... Kendileridirler...Aslında bu biraz da tercih ve bakış meselesidir belki... Kimi gülümser objektiflere en doğal, en olduğu gibi haliyle, kimi de o karede kendi olamayacağının bilincinde arkasını döner ani bir refleksle...
7 yorum:
Ne kadar doğru gözlemler...
Çok teşekkür ederim :)
Fotoğraflarda ben kendimi yabancı biriymişim gibi görürüm hep. çok güzel anlatmışsın =)
Fotoğraflarda ben kendimi yabancı biriymişim gibi görürüm hep. çok güzel anlatmışsın =)
Çok teşekkür ederim Kaldırım çocukları :) Beğenmen beni mutlu etti.
Fotografinin cektirmekten hoslanmayan cok yakin bir arkadasim var onu sinirlendirmek icin ne cok fotografini cektik. gercekten uzldugunu gorrunce sildim tum fotograflarini.
Arkadaşın da fotoğraflarda doğal görünmediğini düşünüyor olmalı Vladimir.
Yorum Gönder