
dün gece uyutmayan beni.
benimkisi öyle mi,
ne kadar da efendi
komşunun köpeğidir,
yataktan aniden kalkıp
ayakparmağımı sehpaya vurup
çatlatmamın sebebi
benimkisi öyle mi ya,
ne kadar da efendi
***
tünel'den taksime çıkarken
taşıdığım yük ağır geldi
orta yolda soluklanayım dedim ve
plastik bir leğendeki
kirli, sabunlu suyu döker gibi
galatasaray'dan aşağı döktüm kendimi
dar ve nemli sokakların yanından,
arasından geçtim
gördüğüm her insanı kıskandım,
pek canlıydı betleri ve
pek renkliydi benizleri,
farkındaydım.
istikamet boğaz gibiydi
ama çukurcuma'da
ben diyeyim elli
siz deyin seksen senelik
köşe bakkalın önündeki
logar kapağından aşağı süzüldüm...
***
bugün hala
her akşam yatıp
her sabah kalkıyorsam,
kokumu salıyorsam tuvalette
ve bastığım yumuşak toprakta
adımımın izi kalıyorsa...
bugün cama hohladığımda buğu oluşuyorsa,
o buğuya adımı yazıyorsam,
yazabiliyorsam mesela...
bugün ekmeğin sıcağı elimi,
peynirin sıcağı dilimi yakabiliyorsa...
"hala yaşıyorum"
diyebilmeliyim sanırım
de neden diyemiyorum?
K.
Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/2696159/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder