25 Mayıs 2008 Pazar

Gelincik- EDİTÖR

Savaşlar ve yıkımlar, ölümler ve kalanlar, acı ve keder üzerine inşa edilmiş yaşamların içinde açan bir gelincik gibidir kelimeler. Ve kısacık ömrüne rağmen çok ama çok değerlidir. Öyle ya o kırmızı kanatları rüzgar katıp önüne götürecektir ya da muzip bir çocuğun ellerinde ziyan oluverecektir o güzellik. Öyle kısacıktır ömrü. Kelimelerimiz...
Continue Reading...

Miyopmetrop- AHMED CEMİL

üniversitenin mediko sosyal tesisi göz servisindeyim. niye gittim şimdi tam hatırlamıyorum.zira ilkokul üçten beri göz tembeliyim. gittiğime göre extrem bir durum oluşmuş belli.ama muayene eden hafif tıknaz kumral hanımefendiyi çıkartabiliyorum az çok.nasıl unuturumhayatımın önemli kırılmalarından birini yaşattı bana!-gözlük kullanıyor musun?-evet....
Continue Reading...

Zırhından soyunmak- FULYA

Artık vaktidir zırhları çıkarmanın. Hayata korkusuzca cesaretle atılmanın vakti zamanı. İnsan yaşlandıkça daha az risk alır derler ya... Aslında bu doğru değil. Risk alıp almak tamamen hayatta öğrendiklerinle ilgili... Nasıl baktığınla... Ne yönde biçimlendirildiğinle... Eğer hayatın her an sana zarar vermeye gebe olduğunu düşünüyorsan zırhını...
Continue Reading...

Boşluk içinde kendine sataşmalar- HOŞSADA

Sabah günışığıyla vuruyor penceremden. “Öğle olmadan biter mi?” Öğle oldu… “Akşama kalmaz geçer eminim” Akşam oluyor. “Hala burada. Gitmeyecek mi yoksa?” Akşamda oldu. İçimde incecik bir sızıyla hala büyüyor. Ve elimden bir şey gelmiyor. Aslında varlığını kabul mü etmeliyim, yoksa hiç yokmuş gibi mi davranmam gerektiğine hala...
Continue Reading...

...-KEREM OĞUZ

dikeninden değil,renginden,kokusundan,ya da formunu sevmediğindenhiç değil.ucuz diye ekmezdibahçesine gülleri"fukara çiçeği" derdi onlarane ekerdi dersenizsaksıda bir orkide,kırılgan bir asya çiçeği.Köşede bir yerde süs zeytinihadım edilmiş bir tabiat şaheserive daha adını bilmediğimartistik budamalı başka ağacımsılar,aslan yelesi gibi,...
Continue Reading...

Soru sormanın yükselen değeri-MEHMET SAĞLAM

İnternet sayesinde öylesine akışkan bir çağa girdik ki, yaygınlaşan bilgiye kolay ulaşma yüzünden bilginin değeri iyice azaldı; öyle ki, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü sadece eski kitaplarda kaldı. Arz talep dengesi öylesine değişti ki -piyasa ekonomisinde olduğu gibi- bilgi enflasyonu bilginin değer kaybına sebep...
Continue Reading...

İronik- NİHAL YETKİN

Radyoda çok sevdiği bir pop şarkıcısı Alanis Morrissette'in "Isn't it ironic?” (İronik, değil mi?) parçası çalıyordu. Eskiden olsa bu hoş ritmli ironi yüklü şarkı sözlerine gülerek eşlik edebilirdi ama şimdi … Yıllar önceydi…Yakın bir arkadaşı doğum yapacaktı. Sürekli ana ile çocuğu birbirine en yakın kılan o vesilenin, emzirmenin büyüsünden...
Continue Reading...

Şimdi ya da asla- ÖZLEM AKAYDIN

Hayatı sorgulamak için kendimizle baş başa kaldığımız anlar olur. Bu anlar çoğu kere ya yaşadığımız acı tecrübelerin bitiminde ya da beklenmedik sevinçlerden sonra gelir. Kim bilir kaç kez sorgulamışızdır yaşamakta olduğumuz hayatı. Yapmak istediklerimizi, yapamadıklarımızı, özlemlerimizi, hayal kırıklıklarımızı. Bu sorgulamayı bu...
Continue Reading...

"keşke dalgın olsam, o zaman düşüncelerim kederlerimden kopardı." -PASSİVE

özellikle kalabalık caddelerde oluyor.attarlardan manavlardan değişik bir sürü koku geliyor.sonra bir sürü insan geçiyor sağlı sollu.dolduruyor tüm boşlukları.herşey bir nicelikten ibaret kalıyor; tüm mekanı dolduran kokular, tüm anı dolduran hayatlar. her karşıdan karşıya hızla geçişimde her an bir arabanın çarpacağı korkusu değil ama bir...
Continue Reading...

Yazı havası- TUĞBA

"Yazı yazacak bir hava var" diyorum kendi kendime..Yazmanın havası olmaz ama böyle kapalı, yoğun bulutların hakim olduğu zamanlarda..Kitap okumayı, uyumayı, denize bakan bir yerdeysem de gemileri ve dalgaları izlemeyi çok severim.. Sıcak bir bardak çay yanında bir dilim kek veya poğaça da olursa gel keyfim gel..Çay yoksa kahveye hayır demem...
Continue Reading...

Yitik ömrün bekçisi- ÜÇ NOKTA

Yoksun. Tam buldum sandım zamanların ötesinde, takvimsiz bir anın içine doluşmuş bekliyorsun sessizce. Hiç aksatmadan günde üç öğün şiir okuyorum ıssızlığımın üstüne. Koşup dizeler altını çiziyor yalnızlığımın. Şair “Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum.” deyince ellerini arıyorum. “Kimse bilmez canım. Bir yara bir ömrü nasıl kanatır.”diyor....
Continue Reading...

Sakarlık tarihim- YEŞİM ÖZDEMİR

Becerikli ve dikkatli insanlara her zaman hayran kalmışımdır. Onlar, büyük bir soğukkanlılık içinde, ne yapacakları konusunda son derece emin, pratik, yapacakları işe konsantre olurlar. Hiç bir kaza belaya sebebiyet vermeden de işlerini bitirirler. Ben , hiç bir zaman öyle bir insan olamadım. Bir işe başlayıp da kendime bir zarar vermeden...
Continue Reading...

18 Mayıs 2008 Pazar

Hayatımızdaki güzel şeylere dair-EDİTÖR

Pazar günleri güzeldir. Güneşli havalar, mavi gökyüzü, bahar, papatya kokusu, bir bardak demli çay, uzaktan gelen bir bebek kıkırtısı, neşeli bir kadının mutfağında söylediği şarkı da öyle…Ayaklarını toprağa basıp bir sandalyede oturmak güzeldir. Açık havada derin derin soluk almak, tam o anda yaşadığının farkına varmak, insan olduğunun...
Continue Reading...

1 gün-AHMED CEMİL

arada sırada olurdu önceden. şimdilerde ara sıra dinlemiyor ne vakit aklına eserse o zaman uğruyor bana. öyle izin almak falanda yok. ansızın alakalı alakasız çat kapı dalıyor içeri.-ne oluyor ne yapıyorsun böyle paldır küldür girilir mi içeri dedim bir seferinde.-sen istemeseydin ben burda olmazdım dedi cevabı hazır bir şekilde-ama diyecek...
Continue Reading...

Eski kentin bilgesi-HOŞSADA

Sen şimdi eski kentte kalmış, yalnız bir yüreksin…Eski diyorum ya alınma… Sana söylenen bir şey değil bu aslındaİçinde barındırdığı ve taşa kesmiş ruhlardan dolayıHiç kimsenin gitmek istememesinden, çoğu ruhun orayı terk etmesinden dolayı “Eski Kent”Sen ise eski kentte yalnız olmana rağmen en güzel ruha sahipsinEski kentin en gizemli bilgesi...
Continue Reading...

Hiçbirşey ve herşey hakkında-FULYA

Yüksek bir binanın çatısına çıkıp bakmak bir nehir kenarında durmaktan farklı değildir. Su, nasıl bilmediğin bir hedefe doğru kararlı bir şekilde akıyorsa, sokaklardaki insan kalabalığı da sanki ortak bir hedefleri varmış gibi akıp giderler zamanın içinde... Onlar hem herşeydir hem de hiçbirşey...Sağlıklı bir yaşamın peşinde koşanlar, bitkilerin...
Continue Reading...

Kumpas-KEREM OĞUZ

İşte şu ışıksız ve dağınık odanın kenarındaki yer döşeğinde uyuyan herif benim. İçerideki loş ışığa aldanmayın. Sabah olmuşsa bile koyu mor kadife perdem güneş ışığına karşı kahramanca bir mücadele verip odayı karanlık tutmak için uğraşıyor olabilir. Size saatin kaç olduğunu söyleyebilmem için uyanmam gerekiyor. Uyanıpta saatime bakmam gerekiyor....
Continue Reading...

Yedi peçeli insanın kaderi-MEHMET SAĞLAM

Oyunculuk, onları doğanın zor koşullarında yaşamaya hazırlayan bir antrenmandır aslında. Fakat bağımsız yaşamayı öğrenir öğrenmez oynamayı bırakır, birden ciddileşirler bütün memeli hayvan yavruları.İnsan yavrusu da oyuna düşkündür ama bir farkla; oyunla başladığı hayatı sonuna dek oyunla sürdürür birçoğu. Üstelik artan bir zevkle ve gelişen...
Continue Reading...

Bugünkü ümit med-cezirlerim-TUĞBA

Sandım ki, gördüğüm rüyanın sonu gerçekten başarı olacak, uzun zamandır beklediğim, özlediğim güzel haberler gelecek. Sandım ki, umudun, olumlu düşünmenin faydası sevinç gözyaşları ile yaşanacak. Sandım ki, hedefe ulaşmak için dört elle sarıldığım, gayret ettiğim, ümit etmekten vazgeçmediğim günlerin sonunda yeniden hareketlilik başlayacak....
Continue Reading...

11 Mayıs 2008 Pazar

Dünyanın umuda ihtiyacı var- EDİTÖR

Bugün Pazar. Koca bir haftayı yaşamış olan yorgun ruhlarınızın, dünyayı bir günlüğüne bile olsa unutup, hayat sanki tüm kötülüklerini toprağa gömmüş de size rahat bir nefes alma olanağı tanımış gibi gülümseyerek uyandığınız bir gün. Bugün Pazar kahvaltısına oturduğunuzda gazetelerinizi bir yana bırakın. İçinizde vicdan azabı...
Continue Reading...

Biz üç kişiydik - AHMED CEMİL

Sene kaçtı tam hatırlamıyorum mevsimi hiç sormayın ama güneşli parlak bir gündü.Apartman bahçemizin önüne bir kamyon dayanmış, birer ikişer eşyalar taşınıyordu. Mahalledeki her taşınma ayininde olduğu gibi başta ilgili apartman sakinleri olmak üzere büyük küçüklü her boydaki mahalleli önce bir müddet olayı seyretmeye sonra ucundan kıyısından...
Continue Reading...

Blogger templates

Blogroll

About