
6 yaşında bir çocuğun gülerken yeni dökülmüş dişlerini saklamamasına baktım...
Mahalledeki çiçekli şalvar giymiş bir kadının, sebzeci domates tartarken, komşularıyla yaptığı gevezelik sırasında gülerken ağzının kenarında görünen sakızına baktım...
Gülerken gözlerinden yaşlar gelen ve bundan hiç utanmayan insanlara baktım...
Gözlerindeki kedere rağmen gülen orta yaşlı, kır saçlı ve bıyıklı adamlara baktım...
Kalabalığın ortasında kimin ona baktığına aldırmadan kahkaha patlatan genç çocuklara baktım...
Anlattığı hikayenin büyüsüyle sarmalanmış gevrek gevrek gülen yaşlı insanlara baktım...Her cümlesinin sonuna tatlı bir gülüş ekleyen ve bu gülüşü nokta niyetine kullanan ufak tefek kadına baktım...
Onu gıdıklayan iki parmak sanki dünyanın en neşeli şeyiymiş gibi kıkırdayan küçük bebeğe baktım...İçi kahkahayla dolu insanlara baktım...
Ve anladım ki; insanı insan yapan ve her defasında bir kez daha insanlaştıran tek şey gülümsemek. Tüm insanların neşeli kahkahalarla gökyüzünü çınlatacağı günlerin umudu ile...
FOTOĞRAF: http://media.rd.com/rd/images/rdc/mag0709/men-women-laugh-out-loud-01-af.jpg
3 yorum:
Gül,
Gül ki,
Gülüşün
Gülemeyenlere
Armağan olsun!
Esin verdiniz, teşekürle, saygıyla... MS
Asıl ben teşekkür ederim :)
Yüzümüzden gülcikler eksik olmasın Fulya'cım:)))
Yorum Gönder